Messi Bilmecesi: Ayrılış, Olası Man City Transferi, Guardiola’nın Olası Yaklaşımı

Futbol piyasasını uzun zamandır bu kadar sarsan bir şey olmamıştı. Peki ya neler olacak?

Milenyum nesli, birçok şaşırtıcı hatta gerçekleşmesi olasılıksız denilen olaya şahit oldu. Bunlardan sonuncusu ise Messi’nin Barça’dan ayrılışı oldu.

Messi, 15 yaşında kapısından girdiği Barcelona’dan ayrılma kararı aldığını yönetime bildirdi. Bu, başlı başına inanılmaz bir olayken, görmeye çok alışık olmadığımız bir olayı da yaşadık. Barça yöneticilerinin bir kısmı istifa etti, bir kısmı ise başkan Bartomeu’nun istifasını istedi. Hatta bu olayların ardından Bartomeu’nun yönetim kurulu toplantısından istifa kararıyla ayrıldığı haberleri çıksa da, başkan Bartomeu bu iddiaları yalanladı ve istifa etmeyeceğini söyledi. E tabii, söz konusu futbolcu Messi olunca, işler değişiyor.

“Artık kendimi Barcelona şehrinin içinden değil dışından biri gibi hissediyorum”

Haberler, Messi’nin bu sözleri yakın çevresine söylediği yönünde. Bayern karşısında alınan 8-2’lik şok mağlubiyet, Guardiola yönetiminden sonra Barça’nın plansızlıkla yönetilmesi ve en sonunda yeni teknik direktör Koeman’ın söyledikleri Messi için yolun sonunu getirdi.

“Bu takımda ayrıcalıkların bitti”

Peki, Messi eğer Manchester’ın mavi tarafına giderse, istediği ayrıcalıklara sahip olabilecek mi?

Manchester City, transfer dönemine Nathan Ake ve Ferran Torres transferleri ile başladı. Sane’nin Bayern Münih’e transferi, David Silva’nın ayrılışı sonrasında özellikle Bernardo’nun nasıl değerlendireceği konusunda tartışmalar vardı. Messi’nin gelişiyle birlikte Maviler’in ön hattındaki çeşitlilik artacak ve yanında bir takım soru işaretlerini de getirecek.

Nasıl bir sistem bizi bekliyor?

Pep Guardiola, geldiği ilk sezon 3-5-2 başta olmak üzere çeşitli formasyonlar denemiş, bir türlü oyun planını oturtamamıştı. Bir sürü yaşlı, enkaz denebilecek oyuncudan oluşan bir kadro vardı. İstediği kadroyu kuramamıştı. Özellikle çok istediği İlkay Gündoğan sakat gelmişti, Gabriel tam olarak hazır değildi, Stones ise beklentinin altında kalmıştı. Hart’ın üstüne çizgi çekip, Bravo’yu istemiş ancak sonrasında bundan da pişman olmuştu. İkinci senesinde tüm bunlardan kurtuldu ve kendisine yeni bir takım oluşturdu. Ve oluşturduğu o takımla 100 puan toplayıp, şampiyonluğa yürüdü.

O sezon ve takip eden sezonlarda, Pep ve takımının hedef dizilimi 4-3-3’tü. Ancak tabii ki bir Guardiola takımından beklenileceği gibi, normal bir 4-3-3 değildi. Zaman zaman değişiklik gösterse de, ligde daha çok bu dizilimi tercih etmişti.

Yeni sezonda da bu sistemin devam edeceğini söylemek yanlış olmaz. Guardiola yine uslu durmayıp, çeşitli oyunlar yapacaktır ancak ana plan her zaman 4-3-3 olacaktır. İlk bakışta, akla gelen ilk şey Messi’nin sağ kenara yerleşeceği olsa da, hocanın aklındakinin bu olmadığı tahminini yürütebiliriz. Guardiola’nın daha önceki röportajlarında Messi’yi dünyanın en iyi 9 numarası olarak göstermesi, bence onu hocasının gözünde Agüero’nun önüne koyuyor. Agüero’nun sürekli sakatlık yaşaması, Jesus’un orada yeterli olmaması ve diğer kanat oyuncularının içe girmeyi sevmesi de bu planı destekler nitelikte.

Böyle bir üçüncü bölge kurgusunun, mevcut yaratıcılığı daha da artıracağı konusunda şüphe yok. Messi’nin ileri uçta oynayacağı bir senaryoda, Sterling’in ana bitirici görevini alacağını söylemek çok da yanlış olmaz. Messi’nin bitiriciliği tabii ki tartışacağımız bir şey değil ancak, daha serbest bir görev edinmesi, destekleyici şekilde oynaması hem artık yaşından dolayı hem de Premier Lig şartlarında bir tık daha yıpranacak olmasından ötürü en mantıklı tercih olabilir. Sterling’in de yıllar içinde geliştiğini gördüğümüz bitiricilik özelliği, böylece asıl bitirici olarak kullanılarak değerlendirilebilir.

Kanatta oynamaya çok da yabancı olmayan Kevin de Bruyne ve Bernardo, ileri üçlünün sağ ve sol tarafının içe kat etmesiyle, kendilerine çizgi olmasa bile, çizgiye nispeten daha yakın yerlerde pozisyon bulacaktır. Burada önemli olan, eğer ortada tercih edilen iki 8 daha geniş alana yayılırlarsa, Rodri’nin nasıl bir performans vereceği. Geçtiğimiz sezon çok da parlak anılar bırakmasa da, Rodri o pozisyonun ana tercihi olacaktır. Guardiola’nın İlkay’a olan güveni, zaman zaman de Bruyne’yi bir tık daha ileri atarak, Rodri’nin yanına İlkay’ı da koyabileceğini gösteriyor. Geçtiğimiz sezon da İlkay’ı sık sık Rodri’nin yanında kullanmış olsa da, ana plan haline geleceğini söylemek ilk aşamada zor görünüyor.

SONUÇ

Guardiola’nın Messi’yi ne kadar istediğini biliyoruz. Olası bir Messi transferiyle birlikte Guardiola’nın, Şampiyonlar Ligi’ni almaması için önünde hiçbir şey kalmayacak. Bundan sonraki yine olası başarısızlıklar, Guardiola’yı ciddi şekilde etkileyecektir. Messi’nin Premier Lig’in temposuna nasıl ayak uyduracağı ise merak konusu. Başarabilir ya da başaramaz tartışmaları bir yana, herkes bir konuda hemfikir: Messi’yi Premier Lig’de izlemek çok büyük heyecan ve keyif olacak.

Bir cevap yazın